editor@webeditoryal.com

Film İncelemesi – DOGVILLE: İçimizde Gizlenmiş Bir Kötülük Var

Lars Von Trier Kimdir

Danimarkalı Film Yönetmeni ve Senarist Lars Von Trier Kimdir

Dogville, ünlü yönetmen Lars Von Trier’in hem yazıp hem de yönettiği bir dram filmidir. Film incelemesine geçmeden önce size kısaca Danimarkalı senarist ve yönetmen Lars Von Trier’dan bahsetmek istiyorum.

Von Trier’in, gelecekte başarılı ve özgün yapıtlara imza atacağı küçük yaşlarında belli olmuştur. Kendisine hediye edilen bir kamera ile 11 yaşında film çekmeye başlayan Lars Von Trier, kariyerine 100’den fazla ödül almış olarak devam etmektedir.

Danimarkalı yönetmen özellikle yapmış olduğu aykırı filmler ile tanınmıştır. Dogville filminde de Von Trier, bizlere Dogville kasabası sakinleri üzerinden bireylerin birbirine uyguladığı kendine has üslubuyla anlatır. İzleyicinin sürekli kendi iç dünyasını sorgulamasını sağlar.

İçimizde hep var olan kötülük ne kadar gizlenebilir? Ya da Ne kadarını gizleyebiliriz?

Kaynağı biz olan kötülükten ne kadar kaçılabilinir?

Ünlü yönetmen Dogville ile bu hayatta herkesin maskesinin yırtıldığı bir kırılma anı olacağını gösterir. Hepimizin bu önemli noktadan sonra ne yapacağımızı sorgulattırır.

Dogville Nasıl Bir Kasabadır

Dogville, çok sessiz ve az kişinin yaşadığı bir küçük bir kasabadır. Ancak asıl izleyiciyi şaşırtacak olan nokta ise, bu kasabanın bir tiyatro sahnesinde amatörce canlandırılmasıdır.

Zemine çocukça çizgilerle evlerin sınırları çizilmiştir. Hatta bu çocuksuluk öyle ileri gider ki oyuncular, kasaba içinde kullandıkları bazı araçlar varmış gibi bile yaparlar. Hatta bu araçların arkadan efekti bile verilir. Ancak bu görsel show izleyiciye bunun bir film olduğu her daim hatırlatır. Yönetmen bu şekilde de izleyicinin gerçeklik algısını kırar.

(Bu kısımdan sonrası sporiler içermektedir)

Kasaba Sakinlerinin Maskesi Düşüyor

Başrol karakteri Grace’i canlandıran Nicole Kidman, mafyadan kaçarak bu küçük kasabaya sığınır. Grace’i ilk gören kişi Tom (Paul Bettany) olur ve Tom da kasabanın filozofudur. Ancak sözü bir türlü itibar görmediği gibi süreklide deli gözüyle bakılır. Tom, kasabalıları Grace’i saklamak için ikna etmeye çalışır. Ancak kasabalılar her zaman olduğu gibi Tom’un sözlerini dinlemezler.

Filmin bu noktasında Danimarkalı yönetmen, dertsiz tasasız şekilde yaşayan kasabalıların Grace’i koruma riski alıp almayacakları sorusunu izleyicisine sordurur. Acaba kasabalılar risk alacaklar mıdır? Yoksa hayatlarına kaldıkları yerden devam mı edeceklerdir?

Dogville filmi, dokuz bölümden oluşmaktadır. Yönetmen, her bölümde kasaba sakinlerinin içindeki kötülüğü daha da dışarı akıtarak; insanlık, yardımlaşma, affetme, intikam, hırs gibi kavramlara farklı bir bakış açısıyla bakmamızı sağlar.

Kasaba sakinleri Grace’in kasabalıların günlük ihtiyaçlarına yardım etmesi karşılığında, kalmasına izin verirler. Grace ev ev dolaşacak ve kasaba sakinlerine yardım edecektir. Başlarda kasabalılar Grace’e iş bulamazken zaman içerisinde çalışma saatlerini artıracak kadar çok işlerini ona yaptırmaya başlarlar. Zaman içerisinde Grace bir kaçaktan, herkesin kullanıp faydalandığı bir objeye dönüşür. Artık Grace kasabalılar tarafından korunan bir kişi değil kasabalıların esiri olmuştur.

İyi bir kişi ‘kötü’ de olabilir…

Filmin ilerleyen bölümlerinde kasabalılar artık Grace’den memnun olmamaya başlarlar. Onu mafyaya teslim etmeye karar verirler.

Mafya kasabaya geldiğinde Von Trier izleyicisini yeniden şaşırtır. Çünkü aslında “mafya” denilen kişi aslında Grace’in babasından başkası değildir. Grace, aslında babasının bu işi bırakması için kaçmıştır. Babasının zulmünden kaçmaya çalışan Grace ne yazık ki kasabalıların zulmüne uğramıştır. Yönetmen hepimizde “dünya üzerinde kötülükten kaçılabilecek güvenli bir yer yok” demeye çalışır.

Dogville ile içimizdeki kötülüğün dışarıya çıkışına tanık oluruz. Filmin başında iyilik timsali olan Grace artık kötü olmuştur. Uğradığı zulüm ve zorbalık onu vahşileştirerek, dönüştürmüştür. Şimdi kasabalıların yaptıklarını ödeme vakti gelmiştir.

Bireyin içindeki kötülük duygusu baş verdiğinde, kuşkusuz hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Yazar: Aysel Sungur

0 Comments

HIZLI İLETİŞİM

Bize bir mesaj gönderin; en kısa sürede cevaplayacağız.

Sending

©2014 - 2018 WebEditoryal

Log in

or

Forgot your details?