editor@webeditoryal.com +90 530 823 2324

Özel Okula Teşvik Konusuna Çok Yönlü Bir Bakış

eğitime destek

Özel Okula Teşvik mi Eğitime Destek mi?

2014-2015 yılı itibariyle MEB tarafından özel okulda öğrenim göreceklere verilmeye başlanan Özel Okula Teşvik politikası gerçekten veliler için bir nimet midir?

Çocuğunu bir anne baba neden özel okula göndermek ister?

Bu durumda devlet, devlet okulunu tercih etmeyen ebeveynlere “Özel okula gidin harçlığı” mı vermelidir yoksa kendi okullarını mı yenilemelidir? Devletin rolü nedir yani?

Tercih edilmemek zaten asıl istedikleri midir? Çünkü yeterince öğrencileri var mıdır? Öğrenci yükünden kurtulmak için devletin çıkış kapısı mıdır bu politika?

Kalabalık sınıflar, eğitimde herkesin dikkatini çeken yanlış uygulamalar için çözüm bu mudur?

Vergilerimizin çocuklarımızın okuduğu okullarda eğitim ve öğretmen kalitesini arttırmaya kullanılması yerine özek okulların kasasına girmesi daha mı verimli olacaktır?

Bu uygulamada diğer dünya ülkelerinde denenmiş midir? İşe yaramış mıdır?

Devletin özel okula teşvik politikası üzerine sorulacak çok soru var aslında. Her yeni uygulamada olduğu gibi özel okullara teşvik uygulaması da beraberinde birçok soruyu getirdi. Bu soruların cevapları kişiden kişiye, bakış açısından bakış açısına o kadar çok değişmektedir ki bu sebeple doğru cevabı bulmak neredeyse imkânsızdır. O yüzden doğru cevapları bulmaya çalışmak yerine bu işin artı ve eksilerini birlikte değerlendirebiliriz.

Önce “Politika nedir?”i sorgulayalım

Politika genel anlamı ile devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıdır. Bu anlamda devletin amaç ve felsefesi özel okullara talep ve ilginin artması olabilir. Bu durumda devletin karı ne olacaktır? Muhtemelen özel okullardan alacağı vergi güzel bir gelir kaynağı olacaktır. Ayrıca özel okulların eğitim sistemindeki oranının yükselmesi devletimizin üstündeki eğitim yükünü hafifletecektir.

Bir de özel okulların teşvik politikası var (!)

Kaliteli ve isim yapmış özel okullarda verilen teşvik neredeyse çocuğun servis parasına yetmeyecek kadar cüzi olabiliyor. Bu okullar öğrenci kalitesini de düşürmek istemediklerinden fiyatlarını aşağıya çekmeyeceklerdir. İsim yapmaya çalışan özel okullara gelince. Onların da teşvikle beraber fiyat politikalarını değiştirmeleri bu teşviki anlamsız kılacaktır. Fiyatlar teşvikten önce ve teşvikten sonra diye ikiye ayrıldıysa ve aradaki fiyat farkı devletin verdiğine yakın bir tutarsa burada ne veli kar eder, ne de devlet gerçek anlamda öğrenciye destek sağlamış olur. İşte o zaman tek fark paranın diğer cebimizden çıkmasına eş değerdir. Yine çıkmıştır aynı para bizden. Sadece özel okul kar ettiği ile kalır.

Kalite yoksa rekabet de yok

Devlet okullarında kalite artmadıkça özel okulda da devlet okulları yerine tercih edilme hırsı kalmaz. Bu hırsın olmayışı özel okulu daha iyi bir eğitim sunmak için yarışma, kendini geliştirme ve eğitim kalitesini arttırma proje ve sorumluluklarından uzaklaştırır. “Nasılsa veliler bizi seçer” rahatlığı çocuklarımızı paramızla rezil etme safhasına bile taşıyabilir. Devlet okulları her ne olursa olsun özel okullarla aşık atmaktan vazgeçmemelidir. Özel okullarda iyi öğrencileri devlete kaptırma fobisi her daim varlığını sürdürmelidir.

“Şımarık özel okul çocukları” yargısı

Bir veli düşünün ki çocuğunu özel okula verip şımartmaktan korkuyor ve durumu elverişli olduğu halde devlet okuluna yolluyor. Çünkü özel okullarda aşırı ilgi veya ilgisizlik sonucu şımarmış arkadaşlarıyla ve masraflarıyla çocuğunu dizginleyemeyeceğini düşünüyor. Bu tarz veliler varlığını hala sürdürüyor mu bilinmez. Ancak önceleri maddi durumu iyi olan bazı ebeveynler “Devlet okulları çok daha iyi” diyerek çocuğunu devlet okulunda okutuyordu. Belki de bu politika ile istenilen böyle düşünen kesimi özel okullara gerçek anlamda teşvik etmektir. Şayet öyleyse buna kısaca maddi gerekçelerle manevi teşvik sunma da diyebiliriz.

Ya Avrupa Ülkeleri?

Avrupa ülkelerinde devletin ve yerel yönetimlerin hem özel hem resmi okullarını desteklediklerini ve bu sebeple devlet/özel okul ayrımının bizdeki kadar keskin çizgilerle ayrılmadığını üzülerek belirtebiliriz. Çünkü olaya “Eğitimde Kalite” başlığı altında bakılıyor. Özel okulda A, devlet okulunda B kalitesi şeklinde değil. Dolayısıyla da çocuğunuz hangi tür okula giderse gitsin zaten güzel bir eğitim alabiliyor. Gerisi sizin tercihinize kalıyor. Yani devlet veliyi desteklemekten çok, kamu özel ayrımı gözetmeksizin okulu desteklemeyi ön planda tutuyor. Okullar desteklendikçe de eğitim kalitesi artıyor. Aslında formülleri bu kadar basit.

Olaya iyi niyetle yaklaşırsak

İlgili politika ile çocuğunu şu veya bu sebeple özel okula göndermek isteyen veliler teşvik sayesinde indirimli kayıt yapma imkânı yaşayacaklar. Devlet okullarında sınıf mevcutları düşecek, dolayısıyla kalite artacak. Devlet verdiği teşvikle öğrenci maliyetinden tasarruf edecek, kendi yükünü hafifletecek, çocuklarımız daha temiz ve şık okullarda eğitim görecekler. Çalışan anne ve babalar özel okulların uzun saatleri ve etütleri sayesinde bakıcı tasarrufu da ederek bir taşla iki kuş vurabilecek. Devlet ihtiyaç duyduğu bölgelerde özel okul yaptıracak ve bu durumda inşaat sektörü daha da canlanacak. Eğitim kadrosu da dâhil olmak üzere birçok kişiye istihdam sağlanacak. Daha ne olsun?

Eski bir reklam repliği vardı ya. “Daha ne istiyonuzz, ne bekliyonuzz?”

İşte buraya ‘cuk oturdu’… :)

Yazar: Elif Özel

etiketler: özel okula teşvik politikası, eğitime destek, devlet okulları, veliler için özel okul

0 Comments

HIZLI İLETİŞİM

Bize bir mesaj gönderin; en kısa sürede cevaplayacağız.

Sending

©2014 - 2017 WebEditoryal

Log in

or

Forgot your details?