editor@webeditoryal.com +90 530 823 2324

Siz de Yaşıyor musunuz?

gunumuzde-yasamak

Günümüzde ‘Yaşam’ Dedikleri

Her şeyin planlı olduğu bir dünyada yaşıyoruz aslında. Anlamını bilmeden, sorgulamadan… Sabah uyanıyor, apar topar kahvaltı bile yapmadan giyinip işe gidiyoruz. Mesai bitimine kadar çalışıp eve dönüyoruz. Kimi hemen mutfağa giriyor eşi gelinceye kadar yemek yapmak için, kimi okuldan çocuğunu almaya gidiyor işten çıkınca, kimi eğlenceye gidiyor, kimi sağlıklı yaşamak için spor yapmaya… Bu karmaşa içinde nasıl sağlıklı yaşayacaksa! Son zamanlarda her şeyin yapılmak zorunda olunduğu için yapıldığı bir kavram “yaşam”. Okula git, dershaneye git, işe git, çok yoruldun tatile git, geç oldu izleyeceğini yarım bırak uyu ve daha birçoğu. Zorundalık, zorundalık, zorundalık…

Kıyaslama Yapsak

Masa başı iş buluyoruz kolay olsun diye, rahatımıza düşkünüz ya. Sonra da spor yapmaya gidiyoruz ailemize ayıracağımız vakitten çalıp. Çocuklarımıza daha iyi imkânlar sunmak için karı-koca çalışıyoruz ama çocukları bir yabancının eline bırakıyoruz. Akşam yorgun argın vereceğimiz bir iki saatlik sevgiye muhtaç ediyoruz onları.

Hangisi daha iyi soruyorum size: Çocuklarımıza maddi olarak ama sevgisiz verdiklerimiz mi, yoksa manevi olarak daha az para ile verdiklerimiz mi? Neden sürekli bir tüketim halinde ama mutsuz çocuklar şimdi?

Keşkeler…

Hep bir şeylerden çalıp başka bir şey ile yerine koyuyoruz, kitaptan değil televizyondan yada ondan bundan duyarak öğrenmeye çalışıyoruz, aslında ihtiyacımız olduğu için değil ‘onun var benim de olsun’ anlayışı için alışveriş yapıyoruz.

Sevgiyi çalıyoruz, yerine para koyuyoruz…

Sağlıklı beslenmeden çalıyoruz yerine ilaç koyuyoruz…

Akraba ziyaretlerinden çalıyoruz yerine telefonu, mesajı, görüntülü konuşmayı koyuyoruz…

Fakat yerine koyduklarımız çaldıklarımızın yerlerine uymuyor bir türlü. Kaybedince anlıyoruz bazı şeylerin değerini. Keşke bir kez daha sarılsaydım, keşke öyle demeseydim, keşke gitmeseydim, keşke bir kez daha görseydim, keşke, keşke, keşke…

Keşke şeytandandır derler. Doğru mu sizce? Bence doğru. Zamanında şeytana uyup yapmıyoruz yapmamız gerekenleri, sonra da keşkeler birbirini kovalıyor, pişman oluyoruz. Hatalarla, yanlışlarla yaşamımızı dolduruyoruz.

Halbuki şeffaf bir vazo gibi yaşam. İçine ne kadar güzel şeyle doldurursak üzeri o kadar güzel çiçek görselliği verir.

Sezen Aksu’nun şarkısında söylediği gibi “yaşamak dediğin, üç beş kısa mutlu andan ibaret”. Demem o ki; dünyaya bir kere geliyoruz. Bir kere sevdiklerimize sahip oluyoruz, kaybettikten sonra geri getiremiyoruz. Bir dakika bile bir kere veriliyor bize. Doğu kullanmak, hakkını vermek gerek.

Şimdi sarılalım sevdiklerimize, eşimize, çocuklarımıza, annemize, babamıza, yaşamımıza… Hep birlikte mutlu bir sofrada yemek yiyelim afiyetle. Mutlu uyanalım sabah, mutlu gidelim işe. Birliktelik, şu her şeyin geçici olduğu dünyada bizi mutlu edecektir. Birbirimizi kaybettiğimizde güzel anılar hatırlamak için güzel “yaşamak”.

Yazar: Merve Elbir

0 Comments

HIZLI İLETİŞİM

Bize bir mesaj gönderin; en kısa sürede cevaplayacağız.

Sending

©2014 - 2017 WebEditoryal

Log in

or

Forgot your details?