editor@webeditoryal.com +90 530 823 2324

Siz Olsanız Ne Yapardınız?.. Peki Ne Yaptınız?

siz olsanız ne yapardınız

Vâdeli İyilikler Doğası

Doğal yaşam

Her canlı bu dünyada bir popülasyona dahil olarak doğuyor, büyüyor, ölüyor ve geride bıraktıklarıyla sonsuzluğa uğurlanıyor. Bu sıralama insanlar, hayvanlar ve bitkiler için bu zamana kadar hep aynı kaldı ve bundan sonra da aynı kalacak. Ama bizi hayvan ve bitkilerden farklı kılan özelliklerimiz var.

Düşünebiliyor olmamız mı?

Evet. Daha doğrusu kısmen evet.

Çünkü biz insanlığımızın doğasını koruyamıyoruz.

Biz düşünebiliyor ve düşüncelerimizin sonucuna bağlı olarak kendi hayatımızı, başkalarının hayatını ve hatta hayvan ve bitkilerin hayatını etkileyebilecek kararlar verebiliyoruz. Onlar ise bu kararlarını düşünmeden içgüdüsel olarak veriyorlar.

Dünya üzerinde kendisini ve yaşam alanını geliştirebilen tek canlının insan olduğunu yaşadığımız dünyaya bakınca zaten anlayabiliyoruz. Hayvanlar ise standart doğal yaşantılarının gerektirdiği şekilde yaşıyorlar. Peki biz de hayvan ve bitkiler gibi standart ve doğal bir yaşam içerisinde olsaydık ne olurdu, hiç düşündünüz mü?

Kendinizi dünyaya gönderilen ilk insan olarak düşünün. Gözlerinizi, etrafınızda bitkiler ve hayvanların bulunduğu bir dünyada açıyorsunuz ama dünyaya dair hiçbir bilginiz yok. Nerede olduğunuzu, nasıl geldiğinizi bilmiyorsunuz. Etrafınızda rengarenk bitkiler, korkunç uzunluktaki sarmaşıklar, uzun gövdeli ağaçlar doğal bir peyzaj oluşturmuş. Gökyüzüne bakıyorsunuz masmavi açık bir alan ufkunuzda duruyor…

Ne yapardınız?

Dünyadan zıplayarak çıkmaya çalışır mıydınız? Ya da sağa sola koşarak bulunduğunuz yerden bir çıkış kapısı arar mıydınız? Etrafınızda gördüğünüz hayvanların vahşi ya da uysal olup olmadığını nereden anlardınız? Tabi ki tecrübe ile. Gelin bu tecrübe konusunu bir başlık altında birazcık inceleyelim ve doğamızdan nasıl uzaklaştığımızı görelim.

Kötü tecrübeler

Tecrübe, aile ilişkilerinde, iş hayatında, sosyal yaşantımızda bizlerin en büyük rehberi olmuştur. Tecrübe bir bıçak gibidir. Ekmek de kesebilirsiniz, bir canlıya zarar da verebilirsiniz. Güzel tecrübelerimiz hayatımızı kolaylaştırdığı gibi, kötü tecrübelerimiz bizi doğamızdan uzaklaştırdı.

Tecrübeler sayesinde ailemizi tanıdık, iş hayatında kararlar aldık ve sosyal çevre ile yakınlık kurduk. İnsanoğlunun şu an inşa etmiş olduğu dünya bir tecrübe yumağının eseridir. İstanbul’daki Kız Kulesine baktığım zaman o muhteşem güzelliğin altında bir tecrübenin yattığını biliyorum. O yapıyı oluşturacak bilgi birikimi bir tecrübedir. Ve hayatta ürettiğimiz her şey ihtiyaçlarımız doğrultusunda meydana gelmiştir. Yoksa tekerleği nasıl icat ederdi insanoğlu? Hayatımız tecrübe ettikçe gelişti ve değişti.

Tecrübeler sahip olduğumuz maddi şeyleri değiştirip geliştirebildiği gibi, bizlerin karakter ve kişilik özelliklerini de değiştiriyor. Tarih, insan ırkının iyiliği için çabalayan kişileri barındırdığı gibi, insanlara zulmeden, zarar veren kişileri de barındırıyor.

Ama dönüp bir bakın o insanlara, zulmeden, zarar veren kişiler, zamanında tatlı birer bebektiler. Zararsız, sevimli bir bebek.

İnsan doğumdan ölüme kadar edindiği tecrübelerle değişti. İyi oldu, kötü oldu. Kaç kişi kötü tecrübelerinden duyduğu pişmanlıkla tövbe etti… Bazılarımız için son pişmanlık fayda etmedi. İyilik ve kötülük anlayışımız evrensel değil de bireysel oldu. Azılı bir katil, birçok insan için kötüdür. Ama o, çevresindeki kendisi gibi olan insanlar için iyi olabilir.

İşte bu noktada iyiliklerimizin vadesi bitti. Ben de aynı vadeli işlemle yazımı kısa kesiyor, insanlığımızın farkında, mutlu bir hayat diliyorum.

Yazar: Hakan Angın

0 Comments

HIZLI İLETİŞİM

Bize bir mesaj gönderin; en kısa sürede cevaplayacağız.

Sending

©2014 - 2017 WebEditoryal

Log in

or

Forgot your details?