editor@webeditoryal.com +90 530 823 2324

Tutsaklıktan Kurtulun: Günümüzde Görsel Medya ve Televizyon

eğitici ve öğretici yayın

Televizyon Hapishanesi

Bütün gün, yoğun bir tempo içerisinde yaşamaya alışmış bir toplumuz. Çalıştığımız sektör ya da icra ettiğimiz meslek dalı her ne olursa olsun, gün sonunda aynı duyguları paylaşıyor ve aynı yorgunluk hissi ile evlerimizin yolunu tutuyoruz. Ancak daha tehlikeli bir düşmana doğru adım atıyoruz: Televizyon.

Günün yıpratıcı etkisinin ardından, istediğimiz tek şey “bir parça huzur”dan başkası değil. Avucumuzun içerisine ansızın yerleşen kumanda ise “adetten” gibi. Önce haberler sonrasında ise diziler derken, birbirimizle iletişim dahi kuramaz oluyoruz. Ve sonucunda; bir parça huzur ararken, televizyon kurbanı olan geceler ile tanışıyoruz.

Görsel Medya, hayatımızın büyük bir bölümüne hükmediyor. Kişisel olmaktan ziyade, ülke olarak bu konuda zaaflarımız mevcut. İzlediğimiz bütün yayınlar; sadece çocuklarımız için değil, yetişkin bireyler için dahi kafa karıştırıcı boyutlarda olabiliyor. İşin en ilginç yanı ise; farkında olmamıza rağmen teslim olmak…

Medya Nedir

Medya; her çeşit bilgiyi bireylere aktarma görevini taşıyan, bilgilendirme, eğlendirme ve eğitme gibi üç temel kurala dayanmış, görsel, işitsel ve yazılı araçların tümüne denir. Toplumlar üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, yazılı ve görsel medya ön plana çıkarılabilir. Peki iradelerimize kadar hakim olabilen bu etki ile, ne ölçüde baş edebiliyoruz?

Tanımda da belirtildiği gibi bilgilendirme, eğlendirme ve eğitme gibi üç temel kurala dayanan medya, ne ölçüde yarar sağlıyor? Bilgilendirme ve eğlendirme başlıklarını sorunsuz atlatıyor olsak bile, eğitici ve öğretici yayın ilkesi hepimiz için bir soru işareti.

Yegane bilgi kaynağımız olan “Haber Bültenleri” bile çoğu zaman öylesine çekilmez bir hal alıyor ki, -bugün- insanların birbirlerine olan güvenlerinin tamamen ortadan kalktığına tanıklık ediyoruz. Bir toplumda; insanların birbirlerine karşı olan güven duygusunu yitirmesi, ülke geleceği içinde büyük sorunlar teşkil edebilmektedir.

Ekranlarda yayımlanan birçok dizi, ahlaki değerlerin zedelenmesinin yanında “kötü örnek” teşkil edecek davranışları da açıkca sergiliyor. Anne ve baba olarak çocuklarımıza “yapılmaması öğütlenen” bütün örneklerin, bu kadar aleni biçimde gözler önünde olması büyük sorunları da beraberinde getiriyor.

Sadece şiddet ve şehvet taraftarı değil, aynı zamanda zenginlik ve paranın da yanlısı oluyoruz. Alkol tüketen gençlerin, partilerin ve uyuşturucu objelerinin “normalleştirilmiş” tavırlarla ekranlarda yer alıyor olması, yapımcıların değil ebeveynlerin problemi haline geliyor.

Yaşadığımız dönem içerisinde ise engellemek bir formül olmaktan çıktı, zira bu dizilere her platformdan ulaşmak sanıldığından çok daha kolay.

Yayın Politikası ile İlgili Yapılması Gereken Nedir

Hepimiz çocuktuk, hepimiz gençtik. O yaşlarda var olan merak ve özenme duygusunun tam içerisindeydik. Bugünün en acı yanı; göz göre göre çocuklarımızı ve gençlerimizi bu psikolojiye mahkum bırakıyoruz. Eğitici ve öğretici yayın politikasını popülist düşüncelere kurban edip sadece günü kurtarıyoruz.

Televizyon evlerimize kadar girerek iletişimimizi, fikirlerimizi, düşüncelerimizi ve çocuklarımızı tarafına çekebilecek kadar azılı bir düşman gibidir. O durmak bilmedikçe bize düşen tek şey “nerede duracağımızı” bilmektir.

Yazar: Cemil CİVİL

etiketler: televizyon, görsel medya, eğitici ve öğretici yayın

0 Comments

HIZLI İLETİŞİM

Bize bir mesaj gönderin; en kısa sürede cevaplayacağız.

Sending

©2014 - 2017 WebEditoryal

Log in

or

Forgot your details?