Hızlı İstanbul Turu – İstanbul’da Geçirebileceğiniz 8 Saatiniz Olsa Ne Yapardınız?

İstanbul’a sabah vardınız, akşam dönüyorsunuz. Zamanınız kısıtlı. Yeditepe İstanbul’un yedi tepesini de gezmek imkânsız gözüküyor. Peki, bu 8 saati nasıl değerlendireceksiniz?

İstanbul’un tarihi dokusunu koklamak istiyorum, bir yarımada yapalım diyenlerden misiniz? Camilerini, kiliselerini görmeden dönmek istemiyor musunuz? O halde size hem camilere doyacağınız, hem de sıradan bir turistin gitmeyeceği orijinal mekânları da göreceğiniz sıkı bir tur programı hazırlayalım.

Sekiz Saatte İstanbul Turu

Ancak şimdiden uyarmak isterim: Yürümeyi sevmiyorsanız deniz kenarında manzaralı bir kafe bulun ve akşama kadar sohbet, muhabbet ile demlenin. Çünkü bu programı 8 saatte tamamlamak için hızlı olmanız gerekecek. Korkmayın dinlenmeniz için İstanbul’un en güzel kafelerinden bahsetmeyi de unutmadık.

Tarihi – turistik bir 8 saat geçirmek için, sizi yarımadaya doğru alacağız. Ama önce sabah kahvenizi içmeniz ve ayılmanız lazım. Günün devamında enerjiye ihtiyacınız olacak.

1. Balat’ın yaşayan ruhu, yeni nesil kahvecileri ve size gülümseyen Balat çocukları ile güne renkli bir başlangıç yapın. (Naftalin Kafe, Pop’s Balat, Coffee Department, Cooklife, Balat Coffee & Guide). Fener-Balat’ta yürüyün. Sinagog, kilise ve caminin kol kola olduğu bu şirin semtin mozaik yapısına şahitlik edin. Bol bol fotoğraf çekmeyi ihmal etmeyin.

2. Balat’tan Süleymaniye’ye geçin ve öğle yemeğinde Tarihi Meşhur Kuru Fasulyeci Erzincanlı Baba’da kendinize kuru-pilav ısmarlayın. Yanında turşu olmazsa olmaz. Sizi içeriye çekmek isteyen diğer kuru fasulyecilere itimat etmeyin. Bu işin raconu, kuruyu Ali Baba’da yemek.

3. Çayınızı caminin hemen yanındaki Lale Çay Bahçesi’nde ya da Süleymaniye’nin meşhur damlarından birinde yudumlayabilirsiniz. Lale Çay Bahçesi bir dönem dizisi olan ‘Hatırla Sevgili’de çok kez gösterilmişti. Görünce eminim ki toplanan gençleri hatırlayacaksınız. Süleymaniye’nin damlarına gelince, çatı terastaki bu kafelerin oldukça güzel bir Haliç manzarası var, bilginize. (Hüsn-ü Ala Cafe, Ağa Kapısı, Kubbe-i Aşk)

4. Sultanahmet – Yerebatan Sarnıcı – Ayasofya üçgeninde tarihi hissedin. Kuşlara simit atmak için vapura gitmenize gerek yok. Meydandaki kuşlara yem atarak da aynı mutluluğu yaşayabilirsiniz. Ayasofya’nın müze olduğunu ve müzelerin Pazartesi günleri kapalı olduğunu unutmayın.

5. Topkapı Sarayı’nı görmek isterseniz, müze kart çıkarmanızı öneririz. Böylece Ayasofya ve Topkapı için ayrı bilet parası ödemek zorunda kalmazsınız. Sarayı gezmeyi seçtiğinizde zamanınızın büyük bir kısmını bu geziye ayırmak zorunda kalacağınızı unutmayın.

6. Topkapı Sarayı’nın dış avlusunda bulunan Aya İrini Kilisesi müzesi birçok sanat etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Gitmeden etkinlik programını sorgulamanızı tavsiye ederiz. Kim bilir, belki kilisenin muhteşem akustiğinde gerçekleşen bir klasik müzik konserine denk gelirsiniz.

7. Ayasofya’dan Gülhane Parkı’na yürüyün. Bu yürüyüşte yolunuzu Soğuk Çeşme Sokağı’ndan geçirin. Soğuk Çeşme sokağı restorasyon geçirerek renkli bir hal aldı. Fotoğraflarınızda sırtınızı Soğuk Çeşme’nin Cundalı evlerine yaslamak isteyebilirsiniz.

8. Bu tempoda biraz yorulmuş olabilirsiniz. Gülhane’nin ucundaki Setüstü Aile Çay Bahçesi manzaraya karşı bir oh çekmek için sizleri bekliyor. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda diye mırıldanarak Gülhane’de yürüyüş yapın. Rahmetli Cem Karaca’yı anın.

9. Sirkeci’den geçerken sizi bir sürprizimiz daha var. Muhzirbaşı sokaktaki Çiğ Köfteci Ali Usta’nın şovunu izlemeden, azarını işitmeden, çiğköftesinden yemeden geçmeyin. Ali Usta’ya sosyal medyada marka olmayı başarmış bir girişimci. Çiğköftesi muhteşem değil, ama kendisi muhteşem.

Sıradaki rota Mısır Çarşısı.

10. Mısır Çarşısı’nda İstanbul’un kalabalığından şikâyet ederek bir tur atın. Elektronik alet satışı ile ünlü Doğubank’a uğrayabilirsiniz. Kurukahveci Mehmet Efendi’den yayılan kavrulmuş kahve kokusunu takip edin ve sevdiklerinize sıcak sıcak kahve paketletin.

11. Eminönü’ne vardınız mı? Tamam, şimdi dilerseniz Yeni Cami’yi gezebilirsiniz.

12. Tarihi Eminönü Balık Ekmek teknelerinden balık ekmek yemeden, turşu suyu içmeden geçmeyin.

13. Bunun üstüne tatlı iyi gider derseniz sizi Galata Köprüsü’nden karşıya geçirelim. Karaköy Güllüoğlu’nun havuç dilimi baklavasını bizim için de yiyin.

14. Hala zamanınız varsa Karaköy Tünel’den Galata’ya geçin. Galata kulesine ulaşmak için yürümeyi veya Tünel metrosunu kullanmayı tercih edebilirsiniz.

15. Galata etrafında yürümek bile ayrı keyif. “Galata Kulesi’ne kiminle çıkarsanız onunla evlenirsiniz” inanışı ile alakalı şaka yapmak serbest. Deneyip aksini ispatlayan varsa, ortaya alalım.

16. Ben İstanbul’dan ayrılmak istemiyorum derseniz, hala da zamanınız var ise Galata’dan İstiklal caddesine yürümek iyi bir rota olacaktır.

17. Nostaljik tramvay çalışıyorsa, tramvay gelirken hatıra fotoğrafı yakalayabilirsiniz. Fotoğrafın arka planına kırmızı tramvayı almak yerine, tramvayın içinde caddeyi turlamak da keyifli olacaktır. Seçim size kalmış.

18. İstiklal caddesini boydan boya yürüyün. Pasajlara girin çıkın. Eğer hala kaldıysa Beyoğlu’nun sokak müzisyenlerini dinlemeyi, eşlik etmeyi ve emeklerinin karşılığını vermeyi de unutmayın.

*Size bir arkadaş tavsiyesi, gün içerisinde bol bol fotoğraf çekmek ve hatta sosyal medyada paylaşmak isteyeceğinizden telefonunuza ihtiyacınız olacak. Eğer hala bir powerbank sahibi değilseniz, hemen bir tane edinin. Hatıralarınızı ölümsüzleştirmeye ve baktıkça mutlu olmaya devam edin.

*Bu rota 8 saatte nasıl yetişir diyenler için bonus:

Yürüyerek toplam 2.30 saatte tamamlamak mümkün. Kalan 5.30 saati de dilediğinizce yemek ve içmek için değerlendirebilirsiniz.

yürüyerek istanbul turu

istanbulun en güzel kafeleri

Yazar: Elif Şenol