Bilgi Çağında Okuma Yeteneği – Dijital Dünyanın İnsanı Nasıl Okumalıdır

Bilginin Sınırları Genişledikçe Okumanın Anlamı Değişiyor

Geçmiş yıllarda okuma eyleminin sahip olduğu anlam oldukça farklıydı. Okuma, yalnızca okuryazar olan ve yazılı metinleri okuyabilen, bu şekilde hayatını sürdürebilen insanlar için olmazsa olmaz bir özellikti. Okumayı bilen bir insan, kitap veya gazete okuyabilir, zorlanmadan alışveriş yapabilir, okuma yazma gerektiren diğer birçok ihtiyacını giderebilirdi. İlkokul sıralarında heceleyerek başladığımız bu önemli eylem, tüm eğitim hayatımızda, mesleki gelişimimizde gerekli olan ilk nitelik olarak değerlendiriliyordu.

Dünya genelinde okuryazarlık oranının oldukça düşük olduğu toplumlar hariç, geçmişte birçok toplumda okuryazarlık konusunda önemli adımlar atılmış, büyük yatırımlarla okuma yazma seferberlikleri başlatılmıştır. Halen benzer girişimlerin yapıldığı toplumlardan söz edilebilirken, diğer tarafta bugün çok daha farklı bir sorun dikkat çekiyor.

Her şeyin dijitale dönmeye başladığı bir çağda yaşadığımızdan, ilerleyen yıllarda okuryazarlık sürecinin ilk aşamasındaki çocuklar başta olmak üzere toplumsal anlamda ciddi bir sorunla yüzleşmemiz mümkün. Yüzeysel ve çok sayıda bilgi kümesi içinden rastgele biri seçilerek yapılan okuma, bu eylemin yeniden tanımlanmasına neden oldu.

Gezegenimizde, bir tarafta halen okuma-yazma faaliyetleri yapılırken, diğer tarafta okuryazar bireylerin kendilerine sunulan zengin içerik karşısında, okuma yeteneklerini gözden geçirme noktasına gelinmiştir. Öyle ki artık okumak yalnızca gündelik yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli olan bir eylem olmak yerine, etkin okuma düşüncesi ile bu eylem çok daha farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmeye başlamıştır.

Evet, okuyabiliyoruz. Peki etkili okuyabiliyor muyuz? Ya da derinlemesine okuyarak, okuduklarımıza zihnimizde kalıcı bir yer verebiliyor muyuz? Yoksa yüz binlerce, hatta milyonlarca içerik arasından ilk sıradakini seçiyor ve öylesine bir göz gezdirerek okuduğumuzu mu düşünüyoruz?

Yetenekleriniz Arasında ‘Okuma’ Bulunuyor mu?

Yaşadığımız yüzyılda değişen her şey gibi ‘okuma’ kavramı da yeni bir tanımlamaya ihtiyaç duymaya başladı. “Okur” olabilmek için artık farklı özelliklere, farklı bakış açılarına sahip olmamız gerektiğini hiç düşündünüz mü? Neredeyse sonsuz derinlikte bir kaynak evreninde, “doğru” olanı bularak okumak artık önemli bir yetenek olarak belirtiliyor.

Bu derin evrenin ‘internet’ olduğunu eminim anlamışsınızdır. Kimilerine göre ‘sanal, dijital dünya’, artık bilginin yegâne sahibi olarak her fırsatta başvurduğumuz önemli bir kaynak haline geldi.

Gündelik yaşamımızda zihnimizi kurcalayan sorular, aklımıza gelmeyen cevaplar, adını bir türlü hatırlayamadığımız isimler için hemen internete başvuruyoruz.

Peki bu derin bilgi denizinde yüzmeyi biliyor muyuz? Yani savunmasız okurlar olarak doğru olanı ayırt edebiliyor muyuz?

Küçük bir sorumuz karşısında yüzlerce sayfa cevap veren bir kaynak karşısında okur olabilmek giderek zorlaşıyor. Okumanın zorlaşması yetmezmiş gibi artık bir konu hakkında derin bilgi sahibi olmak yerine, birçok konu hakkında az ve yüzeysel bilgiyle yetinmeye çalışıyoruz. Hem de doğruluğundan emin olmadan.

O kadar çok seçeneğimiz var ki… Bilgi hemen avuçlarımızın içinde beliriveriyor. Akıllı telefonlarımızın ekranında sihirbaz edasıyla tek bir dokunuşumuzla Güney Afrika’daki antilop türlerine ilişkin bilgiye ulaşabiliyoruz.

Peki geldiğimiz noktada bugün elimizde neler var? Giderek kısıtlı hale gelen kelime hazinesi, doğruluğu tartışılacak bilgi dağarcığı, yüzeysel bir bakış açısı… Tüm bunları bir araya getirdiğimizde okumanın, daha doğrusu etkin okumanın artık önemli bir yetenek olarak kabul edilmesini açıklayabiliriz sanırım.

Bilgi Denizinde Güvenle Yüzebilmenin Sırrı: Doğru ve Derinlemesine Okumak!

Dijital dünyanın insanı nasıl okumalıdır? Bu sorunun cevabını birkaç madde ile cevaplamak mümkün olabilir:

  • Ne öğrenmek istiyoruz? Öncelikle aradığımız bilginin sınırlarını net bir şekilde çizmemiz gerekiyor. Bu sınırların tespitinde anahtar kelimelerden yardım almak, arama esnasında hangi kelimeleri kullanacağımızı tespit etmek doğru bir yol olacaktır.

Aslında, bu konuda dijital dünyada birçok kolaylık da bize sunulmuş. Arama motorlarındaki küçük ipuçlarını öğrenerek, sınırlarımız içinde kalan bilgiye erişmemiz çok daha kolay olacaktır.

  • Kaynağımız ne derece güvenli? Tespit ettiğimiz sınırlar içinde, bu kez kaynağı dikkate alarak tekrar bir tarama yapmalıyız. Bilginin sunumu ne derece inandırıcı? Kaynak metin içinde sağlam deliller mevcut mu? Kaynağımızın referans aldığı metinler ya da bağlantıların geçerliliğini test edebiliyor muyuz? Bunu test edebilmek için benzer içerikteki bilgi kaynaklarını karşılaştırdığımızda sonuçtan memnun kalıyor muyuz?

Bu soruları sorduğumuzda güvenilir cevaplar alabiliyorsak yolumuza devam etmemizde hiçbir sakınca olmayacaktır.

  • Derinlemesine Okumaya Hazırlık: Artık konumuza uygun bir içerikle, kendi çizdiğimiz sınırlarımızda, güven duyduğumuz bir kaynağa ulaştık. Bundan böyle yapmamız gereken, bu değerli bilgiyi derinlemesine, tüm ayrıntıları ile okumak. Derinliğimizi arttırmak için benzer içerikteki, yine güvenilir bulduğumuz farklı kaynaklarla okumamıza devam edebiliriz.

Artık ihtiyacımız olan bilgiyi diğerleri arasından ayırt ederek seçmemiz gerekiyor. Tek bir tuşla önümüze serilen bilgi kümeleri karşısında savunmasız kalmamalıyız. Büyük bir heyecanla her şeyi kısa sürede öğrenebilmemiz mümkün değil.

Bu gerçeği aklımızdan çıkartmamalıyız. Sadece işimize yarayacak olan bilgiyi diğerlerinin arasından seçebilmeliyiz. Böylece yukarıda bahsettiğimiz yüzeysel okuma tuzağına düşmeden, derinlemesine bilgiyi elde etmek için gereken adımları atmış oluruz.

Tarihsel süreç içinde okumanın anlamını incelediğimizde, bu eylemin öncelikle bir ihtiyaç olduğunu söylemek mümkündür. Zaman içinde bu ihtiyaç, dijital çağın gerekliliklerine uygun olarak, bir ihtiyaçtan çok bir yetenek olarak değerlendirilebilir. Bu yetenek, yaşadığımız yüzyılda, bilgi yoğunluğu içinde doğru olanı bulabilen ve okuyabilenlerde bulunmaktadır.

Yazar: Aslı Sezgin

    Leave Your Comment Here