Sosyal Medya Seni Ne Kadar Değiştirdi (Sosyal Medya Köleliği)

Her Anımızın Ayrılmaz Parçası 

Son yıllarda teknoloji ve İnternet yalnızca sınırsız bilgi kaynağı olarak değil, hepimizin kişisel vitrini olarak karşımıza çıkıyor. Çok değil yalnızca birkaç yıl önce yeni tanıştığımız birini daha yakından tanımak için ona yaşantısına, zevklerine dair sorular sorardık.

Günümüzde ise adını ilk defa duyduğumuz birini tanımak için ne zamana ihtiyacımız var ne de oturup uzun uzadıya konuşmaya. Yalnızca adını biliyor olmanız o kişinin geçmişine, arkadaş çevresine hatta hangi yemeği sevdiğine dakikalar içinde ulaşmanız için yeterli oluyor.

Hepimiz, sosyal medya ile birbirimizi tanımaya ve hatta fotoğraflardan yola çıkarak karakter analizi yapmaya o kadar alıştık ki, kendi sosyal medya profillerimizi de bu sorulara cevap verecek şekilde düzenlemeyi asla ihmal etmiyoruz. İşin bir diğer tarafı ise hayatımızı sosyal medya hesaplarımızı daha göz alıcı, daha dikkat çekici hale getirmek için yaşıyor olmamız. Hafta sonu planlarımıza, akşam yemeğini nerede yiyeceğimize, hatta bugün hangi kıyafetlerimizi giyeceğimize bile bu şekilde karar veriyoruz.

İnternetin kişiselleşmesi ile birlikte her birey aslında birer marka haline geldi. Tıpkı birer markaymışçasına daha fazla takipçi, daha fazla etkileşim, daha çok izlenme arzusu ile hareket eder hale geldik. Bu psikoloji hepimizde sahte kimlikler ve yansımalar ortaya çıkardı. Sosyal medya köleliği diye adlandırabileceğimiz bu ucube durumu bugün toplumların neredeyse tamamı yaşar halde.

Trend Olanı Yaşatma Baskısı

Buna hepimizin karşılaştığı bir örnekle açıklık getirelim. Son zamanlarda yeni nesil kahveciler ile birlikte birbirinden farklı kahve çeşitleri, daha “cool” (havalı) ambalaj tasarımları ve konsept mekanlar ortaya çıktı. Yani güncel olan artık bu konsept kahvecilerde, farklı ambalajlı kahve bardakları ile kahve içmek.

Siz kahve içmekten hoşlanmıyor olabilirsiniz, aslında bu mekanlar size hitap etmiyor da olabilir ama sosyal medya size günceli takip etme ve dahil olma baskısını yapacak. Çünkü sosyal medya hesaplarınıza girdiğinizde herkes o yeni nesil kahvecilerde birbirinden lezzetli olduğuna ikna edildikleri kahveleri ile poz veriyor olacaklar. Siz de hafta sonu tüm gün evde dinlenme planınızı hemen rafa kaldırıp soluğu o meşhur kahvecilerde alacaksınız.

Sosyal medyada trend olan modadır ve siz o trende ayak uydurmazsanız herkesin gerisinde kalmış hissini size yaşatır. Trend olan dün nargile kafe, bugün yeni nesil kahveciler, yarın ise bambaşka bir şey olacak. Ve biz sürekli bu değişime ayak uydurmak zorunda hissedeceğiz kendimizi. Kıyafetler, müzikler ve hatta okuyacağımız kitaplar bile bu döngüde ve hızla değişiyor.

Sosyal medyanın bizlere dayattığı bu hızlı ve acımasız yeni hayatlarımızda ne dinlenmeye ne de yalnızlığa tahammül yok. Hangimiz sosyal medya hesaplarımızda mutsuzluğundan, yalnızlığından ya da parasızlığından şikayetçi yüzler görüyoruz? Sosyal medyadaki profillerden yola çıkarsak herkes mutlu, herkesin her daim eğlenceye ayıracak zamanı ve parası var. Eğer bunlardan birini yapmıyorsanız yalnız ve demodesiniz demektir.

Hangisi Gerçek? İnstagram Profiliniz mi, Hissettikleriniz mi?

Peki tüm bu sosyal medyadaki mutlu profillerin ne kadarı gerçeği yansıtıyor?

Sosyal medya hesaplarınızda oluşturduğunuz profilleriniz gerçekte yalnızca birer yanılsamadan ibaret. Artık, belki de hiç tanımadığımız insanların hakkımızda düşünmelerini istediklerimiz, asıl olduğumuz kişiden çok daha önemli. Siz Sabahattin Ali’yi okumaktan hoşlanmıyor olsanız da Sabahattin Ali’yi okumak modadır ve siz de Kürk Mantolu Madonna’yı çok seviyor olmalısınızdır. Ve hatta kitabınızın yanında bir fincan kahve olmazsa olmazınızdır.

Yarım saat önce son derece canınız sıkkınken, yalnızca bir dakika sonra mükemmel gülümsemeniz ile çektiğiniz bir fotoğrafınız facebook ve instagram profilinizde çoktan yerini almıştır. Çünkü “sosyal medya hesaplarınızdaki siz” daima mutlu ve neşelidir.

Gerçekte var olduğunuz kişinin ya da neler hissettiğinizin hiçbir önemi yok. Aslında sevgilinizden çiçek almak sizin için çok da önemli olmayabilir. Ama sevgililer gününde facebook ve instagrama hediye alınmış bir çiçek fotoğrafı koymadan geçirilmemelidir. İşte bu yüzden sizin ne hissettiğiniz değil, profilinizin nasıl göründüğü artık çok daha önemlidir.

Egolarımız instagram ve facebook fotoğraflarımıza gelen beğeniler ve yorumlar üzerinden şekilleniyor. Eğer o gün güzel göründüğünüzü düşünüyorsanız arkadaşınızın bunu size söylemesindense fotoğraflarınıza gelen onlarca beğeni ve yorum sizin için çok daha önemlidir. Çünkü profilinizdeki beğeni sayısı aslında sizin marka değerinizi arttırıyor ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlıyor.

Popüler Olana Yakın Olma Arzumuz Arkadaşlıklarımızı Şekillendiriyor

Sosyal medya hesaplarımızdaki takipçi sayımız reel hayatta yanımızda olanlardan çok daha önemlidir. Artan takipçi sayısıyla çok daha popüler ve çok daha izlenebilir olma arzusu arkadaşlıklarımızı şekillendirmeye dahi başlıyor. Öyle ki sosyal medyada takipçi sayısı yüksek olanlara daha yakın olmak, daha fazla kullanıcı tarafından takip edilmek istiyoruz. Sosyal medyada aktif olmayan kişilerin yeterince güncel olmadığını, daha pasif bir karakter olduğunu düşüncesine kapılıp gerçek kişiliğine göre değerlendirmekten uzaklaşıyoruz.

Sosyal medya hesaplarını kapatan birisini gördüğümüzde başına bir şey gelmiş olma ihtimalini dahi düşünmeye başladık. Çünkü artık sadece yaşıyor olmanız, tüm gününüzü paylaşmadan saatler geçiriyor olmanız neredeyse imkansız.

Artık var olmak için bir vitrine ihtiyacınız var. Ve aksi neredeyse imkansız.

Yazan: Serap Kamir