sosyal medya yönetimi ve yapılan hatalar

Sosyal Medya Yönetimi ve Yapılan 8 Büyük Hata

Sosyal Medya Yönetiminde Yapılan En Yaygın Hatalar Nelerdir

Sosyal medya yönetimi hakkında konuşmak için bahsedebileceğimiz pek fazla alt başlık var: Markalar için sosyal medya, sosyal medya stratejisi, en uygun sosyal medya platformları ve doğru sosyal medya kanalı seçimi gibi gibi.. Bu başlıklar hayli çoğaltılabilir çünkü bu alan artık başı başına bir “iş”. Zira günümüzde sosyal medya hayatımızın büyük bir parçası haline geldi. Artık sadece arkadaşlarımızı değil influencerları, markaları, ünlüleri de takip ediyoruz.

Artık pazarlama kapı kapı gezerek değil sosyal medyada “trend” olarak yapılıyor. Ancak artık rekabetin oldukça arttığı bu pazarda kullanıcının ilgisini çekebilmek ve devam ettirebilmek oldukça zor ancak imkânsız değil. Sosyal medya yönetimi sırasında yapılan bu hatalardan kaçınarak hızla rakiplerinizin önüne geçebilirsiniz.  

1- Stratejisiz sosyal medya yönetimi fotoğrafsız Instagram gibidir

Eğer 5-65 yaş arası herhangi bir kitleye hitap ediyorsanız onları televizyon/gazete başında değil de telefon başında bulma olasılığınız çok daha yüksek. Bu nedenle güçlü bir sosyal medya stratejisi günümüz pazarlamasının olmazsa olmazı. Bu alanda güçlenmek için de alanında uzman kişileri takımınıza katmalı ya da kendiniz gerekli eğitimleri almalısınız. Sosyal medyanın gücünü küçümsemek size çok daha pahalıya patlayabilir.

İnsan beyni alışkanlıkları sever. Örneğin, siz bir hafta üç gönderi paylaşıp dördüncü gönderiyi iki hafta sonra paylaşırsanız müşterilerinizin çoğunluğu sizi takip etmeyi bırakır. Üstelik sosyal medya stratejisi sadece zamanlama ile bitmez. Markanızı nasıl tanıtmak istediğinize, hangi platformları kullanacağınıza, ne tür gönderiler paylaşacağınıza karar vermeniz gerekir. Bunları belirleyip planınızı yapmadan yola çıkmamalısınız.

2- Her yere yetişmeye çalışırken hiçbirine yetişemeyebilirsiniz

Kaliteli içerik sosyal medya yönetimindeki en önemli şey. Her yeni platform ise artan bir kaliteli içerik ihtiyacı demek. Bu ihtiyacı gidermek de elbette zaman ve maliyet gerektiriyor.

Başlangıçta gördüğünüz her platformda bulunmak göz kamaştırıcı gelebilir. Ancak zamanla ya içeriklerin kalitesi düşecek ya da bu platformların yükü sosyal medya ekibinize ağır gelecektir. Bundan kaçınmak için markanıza ve sunduğunuz hizmete/ürüne en uygun sosyal medya platformlarını seçmelisiniz.

Eğer şu an üçten fazla platformda kurumsal hesabınız varsa etkileşimlerinizi gözden geçirerek hangilerinin verdiğiniz zaman ve paraya değmediğine karar verebilirsiniz.

3- Bütün platformlar aynı değildir

Sosyal medya yönetimi demek sadece bir sosyal medya hesabında içerik paylaşmak demek değildir. Dopğru kanalda doğru içerik yayını için bilinçli olmak gerekiyor.

Linkedin kullanıcıları uzun yazılar okumayı sever. Peki, aynı şeyi Instagram kullanıcıları için söyleyebilir miyiz?

Çoğu sosyal medya kanalının kendini öne çıkaran gönderi tipleri vardır. Bunlar videodan makalelere değişiklik gösterebilir. Üstelik kullanılan dil de platformdan platforma değişmelidir. Instagram’da kullandığınız dil Linkedin kullanıcıları tarafından fazla samimi görülebilir. Eğer bir paylaşımınız bir platformda çok ilgi görüyorken diğerlerinde fazla etkileşim alamıyorsa büyük ihtimalle sebebi budur.

Başlıca sosyal medya kanalları için genel geçer gönderi tipleri:

  • Facebook: Video ve genellenmiş içerikler
  • Instagram: Yüksek çözünürlüklü fotoğraflar, alıntılar, hikâyeler
  • Twitter: Haberler ve GIF’ler
  • Linkedin: İş ilanları, şirket içi haberler ve profesyonel içerikler
  • Pinterest: İnfografikler, adım adım fotoğraflanmış rehberler

4- Çok gönderi mi kaliteli gönderi mi?

Günde 12 tweet atmanın etkileşiminizi arttıracağını düşünüyorsanız ya çok büyük bir sosyal medya ekibiniz var ya da yanılıyorsunuz. Gönderi sayısı ve kalitesi ters orantılıdır. Ne kadar çok gönderi paylaşırsanız içeriğin kalitesi o kadar düşer. Gönderi sayısını yarıya indirmek kalitenizi de aldığınız etkileşimi de iki katına kadar artırabilir.

5- Videoları paylaşma şekliniz etkileşim oranını %477 artırabilir

Quintly 2017’de altı milyondan fazla Facebook gönderisini analiz etti ve Facebook’a direkt yüklenen videoların Youtube linki olarak paylaşılanlardan çok daha fazla etkileşim ve yorum aldığını gösterdi. Net sayılarla konuşmak gerekirse direkt videolar Youtube linklerinden %109,67 oranında daha fazla etkileşim alıyor. Paylaşım oranları ise daha da yüksek. Ortalama olarak bir video, Youtube linkinden %477,76 oranında daha fazla paylaşılıyor. Bu araştırma Facebook üzerinde yapılmış olsa da diğer sosyal medya platformları için de uygulanabilecek bir mantığı var: İnsanlar sayfadan çıkmadan bilgi almak ister.

Videolarınızı Youtube yönlendirmeli değil de video olarak yüklemek kesinlikle videolarınızın izlenme sayısını arttıracak.

6- Müşterilerinize onların yanında olduğunuzu hissettirin

Kullanıcıların zamanlarını ayırıp gönderilerinize yorum bırakması gönderinizin başarılı olduğunu gösterir. Ancak siz kullanıcıyla iletişime girmezseniz o kişi bir sonraki gönderinize yorum bırakmayacak, hatta belki de ürününüzü/hizmetinizi kullanmamayı tercih edecektir. Özellikle soru soran ya da şikayet içeren yorumlara cevap vermek müşteri sadakatini artırır. Sadece yorum sahibinin değil, o yorumu gören diğer kullanıcıların da size güven duymasını sağlar.

Gönderiniz ya da ürününüz/hizmetiniz hakkında yapılan iyi yorumlara da hiç değilse bir “beğeni” bırakmak müşterilerinize onlara değer verdiğinizi gösterir. Siz müşterilerinizle ne kadar iletişim kurarsanız onlar da size o kadar bağlı kalacaktır.

7- Fazla tanıtımla kullanıcıları boğuyor olabilirsiniz

Bu, çoğu markanın yaptığı bir sosyal medya strateji hatasıdır. Ürününüzü/hizmetinizi çok fazla tanıtırsanız bir süre sonra çoğu takipçiniz sıkılacak ve ilgisini kaybedecektir. Bu yüzden sosyal medya hesaplarınızda tanıtım aktivitelerinizi minimumda tutmak en iyisidir. Her tanıtım içermeyen dört gönderiye karşılık bir tane tanıtım gönderisi paylaşmak en ideal şablondur.

Tanıtım içermeyen gönderilere; marka veya ofis kültürünüzü tanıtan resimler, nasıl yapılır rehberleri, infografikler ve blogunuzdan alıntılar örnek verilebilir. Bu gönderilerde ön planda tutmanız gereken şey hedef kitlenize bir değer ulaştırmaktır.

8- Stok resimlerin arkasına saklanmayın

İnsanlar diğer insanlarla iletişim kurmak isterler, otomatik mesajlarla değil. Markalar için sosyal medya insani yönlerini kullanıcılarla paylaşabilecekleri bir platformdur. Markanın arkasında birilerinin olduğunu kullanıcıları göstermek için en doğru alandır. Bu yüzden platforma kendinizden debir şeyler katmaktan geri durmamalısınız.

Özet: Sosyal Medya Yönetimi amatör bir ruhu yansıtabilecek şekilde, profesyonel olarak uygulanması gerek bir iştir.

Sosyal medya sosyalleşmek için var. Bunu hedef kitlenize sizin de tıpkı onlar gibi bir insan, çalışan, anne, arkadaş olduğunuzu göstermek için kullanın. Bu, müşterilerinizi ve markanızı birbirine yakınlaştırıp bir güven bağı kurulmasını sağlayacaktır. Bunu en iyi başaran markalardan biri olan Slack’in Instagram hesabını inceleyerek fikir edinebilirsiniz.

Sosyal medya günceli takip etme işidir. Bu hatalardan kaçındığınız ve trendlerden gözünüzü ayırmadığınız sürece müşterileriniz aynı zamanda takipçileriniz olacaktır.

Yazar: Selin Nur BARLAK

    Yorumunuzu Buraya Yazın